Geçen gece yıldırım düştü apartmanın karşısındaki direğe. Elektrikler kesildi kablolar yerlerde bildiğin alev aldı ortalığı kıvılcımlar falan.
O gün de aayla ile konuşacaktık sözde gerçi o da ekti sonradan beni neyse baktım evde olacak gibi değil mum ışığında tek başına vakit geçmiyor bir arkadaşın barına gittim.
Orada da yok elektrikler ama ortam on numara olmuş. masalarda 5 'er 6'şar mum bizim arkadaş vermiş elemanın birinin eline gitarı her gece teknoda koptuğumuz barda akdeniz akşamlarları çalıyor.
Tüm müşteriler assolist modunda sanki 40 yıllık şarkıcı edasıyla bağıra bağıra şarkıya eşlik ediyor.
Geçtim oturdum kuytu köşede kalmış boş bir masaya biram çerezim geldi birde arkadaş sağolsun jest yaptı patates kızartmamı yolladı. bir yandan içiyorum bir yandan milleti seyrediyorum.
Genel izleyici olmak bazen çok eğlenceli oluyor insanların hareketlerini tepkilerini izlemeyi seviyorum.
Arkadaşım aradı o arada sana geldim sen yoksun görüşelim müsaitsen diye. Çıktı geldi o da bara...
Hoşbeş sohbet derken şu noktaya geldik;
X: Paşam şu grup üniversiteli galiba sağlam hatunlar var grupta kesiyor musun?
E.A.: Dostum onlar liselidir. Karanlıkta sana öyle gelmiştir.
X: Büyümüş bunlar paşam baksana selülitleri de çıkar bunların yakında.
Şimdi bahsi geçen grubun içerinde erkeklerde var. Kesmekte olduğum kızdan bir an gözümü kaçırınca farkettim. :)
E.A.: Dostum erkekleri gördün mü?
X: Attırayım mı mekandan Y. gözünün yaşına bakmaz onların basar tekmeyi. Ama bizim hesabı kabartır puşt :)
E.A.:Dostum boş konuşma ereklerin içinde sakalı olan var mı?
X: Bir daha seninle içmem ben sapıttın lan sen :) (sondaki gülücük simgesini geçiştirmeyin sağlam bir kahkaha attı herkes bize bir dönüp baktı en azından :) )
E.A.: Erkeklerin içinde sakallı yok. Demek ki bunlar liseli grup. Ayrıca gay de olabilirler eğer gaylerse sana gaysınlar :)
Böyle bir muhabbetin ardından ardından arkadaş ağzını bile açmadan kalkıp benim kestiğim kızın yanına gitti. Aralarında şöyle bir muhabbet geçmiş...
X: Pardon kimlik görebilir miyim?
Kız: Siz kimsiniz?
X: Kimliğinizi kontrol edebilir miyim?
Kız 'ın ark.: Sen kimsin be
Kız: Polis misin?
X: Barın güvenliğinden sorumluyum.
Kız 'ın ark.: Biz birşey yapmadık ki.
X: Yaptınız demedim zaten.
Kız: Kimlik neden soruyorsun o zaman polis gibi.
X: Ben güvenliği sağlamaya çalışıyorum hanım efendi.
Kız: Ne güvenliği be git kendini koru sen.
X: Durum ciddi. Şu masadaki arkadaş sizi fena kesiyor(beni göstererek). Kusura bakmayın ama o bakışmaların sonunda burayı alev alabilir. Sigorta şirketine ödeme için rapor tuttururken sizin adınızı vermek durumunda kalacağız.
Kız: Onun kimliğine baktın mı? :)
X: Göstermek istemedi malesef
Kız: Şu kağıdı ona götürürsen gösterir sanırım.
Kız numarasını göndermiş bende mesaj atıp yanıma davet ettim. İki kız geldiler sohbet ettik bir şeyler içtik Cumartesi akşamına sözleştik.
Bu gün telefonla görüştük yarın akşam bende toplanıyoruz. Geçen akşam muhabbetleri tatlıydı yarın da öyle olur umarım.
Kızların adını sonradan öğrendiğimizden adlarını etikete yazdım :)
26 Şubat 2010 Cuma
20 Şubat 2010 Cumartesi
Tarzını sevdim dostum Silvio
Üniversiteye başlamadan bir sene önce başladım koşuşturmaya. Üniversite hayatım boyunca çalışmaya devam ettim. Ailemin bana bir çok imkanı sağlamasına rağmen mümkün olduğunca çabuk ayaklarım üzerinde durmak istedim.
İlk girişimimi üniversiteye başladığım ay yaptım. Cebimdeki bütün paramı o işe yatırmıştım. Çok yüksek bir meblağ değildi fakat elimdeki tüm paramdı. 1 hafta sonra bir akşam evde oturup hesap yapınca farkettim ki batmışım. Arkadaşımdan borç alarak farklı bir iş peşinde koşmaya başladım ve 2. denememden sonra kazanmaya başladım.
Üniversitem bitti. Bir şirketin kilit pozisyonlarından birinde işe başladım. Aynı zamanda kendi şirketime sahibim ve iş dünyasında haddinden fazla yer alıyorum. Bu durumda kendini övüyorsun demeyin hemen bana. Kalbur üstü bir insan olduğum konusunda hiç bir iddiam olmadı bu güne kadar. Kendi yağımda kavruldum kendimce.
İş ilişkilerimi güçlendirmek ve işleyişi hızlandırabilmek adına kalbur üstü insanlarla da çok takıldım. Yeri geldi 60 yaşında dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan halbuki ciğeri üç kuruş etmez adamlarla iş konuşup yemek yemek için arkadaşlarımla buluşup eğlenemediğim zamanlar oldu.
Pişman değilim tabii bu durumdan. Ben hırslarım uğruna mücadele ettim. Etmeye de devam edeceğim.
Tek bir dezavantajım var hayatta. Rahat değilim.
Yazı bu noktada başlıyor aslında buranın üzerine kalan kısmı okumak istemezseniz saygı duyarım :)
İmajım, duruşum, konuşma tarzım çok önemli oldu benim. Kimlerle gezdiğim, nerelerde gezdiğim önemli oldu.
Kelimeler eğer ki kafamı duvarlara vuracak sinirlenmediysem hep seçilerek çıktı. Kesin konuşmaları çok fazla yapmadım. Ucu açık yaşadım hayatı. Yarına garanti vermedim. Zaten yarın yaşayacak mıyım onu da bilmiyorum ki. Neyin garantisi var?
Çevremdeki bir çok kişi için de aynı durum söz konusu. "Genç girişimci" ya da genelleyerek söylersek "girişimci" sıfatını taşıyan muhataplarım ya da araştırığım kişilerin hepsinde az çok aynı durum söz konusu.
Bunun tersini yapabilen ender güçlü insan var. İşte Silvio buradan sonra bana eşlik edecek yazımda.
Silvio 1994 yılından beri siyasetin içerisinde. O, İtalya Başbakanı, ülkesinin en güçlü adamı ve dünyanın en güçlüleri arasında 24. sırada.
Adı defalarca yolsuzluk ile anıldı. Siyasi gücünü her zaman kendi çıkarları için kullandı. Bir yığın hatunla fingirdeşti.
Şimdi bazı çevrelerde benim hatunlarla yaşadıklarım duyulsa itibarım sıfıra iner. Halbuki herkes fırsatını bulsa bulduğunu götürür. Siyasi bir güç ile iş yapsam mahkemeye kadar bile beklemeden ipimi çekerler.
Silvio bu işi çok iyi biliyor. Yapmadığı kalmadığı halde kitleleri arkasından sürükleyebiliyor.
Belkide hayata Silvio tarzıyla bakmayı öğrenmemiz lazım.
Bir kaç resim ve video Silvio Berlusconi ile ilgili tanıyın ve takip edin onun tarzını.
Yazı fazla uzun olduğundan yazının devamına ekliyorum
Yazı fazla uzun olduğundan yazının devamına ekliyorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
